5 Zi'l-ka'de 1438 | 29 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
AKP'li Ömer Dinçer'den 'Adalet Yürüyüşü' çıkışı : 28 Şubat dönemindeki roller tersine döndü
Ak Parti'li eski bakan Ömer Dinçer partisinin 'Adalet Yürüyüşü'ne yönelik tutum ve söylemlerini çok sert bir dille eleştirdi. Dinçer, Tuhaf bir şekilde bugün roller ters dönmüş durumda: O gün darbe yanında durarak “insan hak ve özgürlüklerini” ihlal eden parti “Adalet” diye yürüyor; o günün “Demokrasi” diyerek yürüyen mağdurları ise devletten ve “güvenlikten” yana duruyor. AK Parti muhalefetin bu hamlelerini okumakta zorlanıyor" dedi.
04.07.2017 / 09:24
Ak Parti'nin eski Milli Eğitim ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DinçerHabertürk gazetesindeki köşesinde, Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü” üzerinden, Ak Parti yönetimine yönelik eleştiriler yöneltti.
 
3 temmuz 2017 tarihli, “AK Parti’nin ‘Adalet Yürüyüşü’ ile imtihanı” başlığıyla kaleme aldığı yazıda 28 Şubat döneminin en etkili eyleminin “Başörtüsüne özgürlük için el ele eylemi” olduğunu hatırlatan Dinçer, "11 Ekim 1998’de başörtüsüne destek veren insanlar evlerinin önüne çıkıp el ele tutuşarak Edirne’den Ardahan’a uzanan bir zincir oluşturmuştu. Zincire katılanlar sadece üniversiteden uzaklaştırılan başörtülü kızlar veya irticacı damgası ile kamu görevinden uzaklaştırılanlar değildi. Adalet, demokrasi ve eğitim hakkı isteyen herkesin katılımıyla büyük bir sivil itaatsizlik örneği ortaya konulmuştu. Tuhaf bir şekilde bugün roller ters dönmüş durumda: O gün darbe yanında durarak “insan hak ve özgürlüklerini” ihlal eden parti “Adalet” diye yürüyor; o günün “Demokrasi” diyerek yürüyen mağdurları ise devletten ve “güvenlikten” yana duruyor." ifadelerini kullandı. 
 
“CHP’nin, bir milletvekilinin ve yakın gördüğü bazı gazetecilerin tutuklanması nedeniyle kendini mağdur hissetmesi ve muhalefet partisi olarak kamudan haksız ihraçlar, uzun süren gözaltılar ve iddianamelerin gecikmesi gibi nedenlerle ‘adalet’ istemesi anlaşılabilir.” diyerek CHP’nin “Adalet Yürüyüşü”ne destek veren Ömer Dinçer, Ak Parti'nin yürüyüşe yönelik söylemlerini ve tutumunu eleştirdi.“Şaşılacak bir şekilde AK Parti muhalefetin bu hamlelerini okumakta zorlanıyor” diyen Dinçer, “AK Parti’nin tutumu geçmişin mağdur ve mazlumunu hiç yansıtmıyor”dedi.

Ömer Dinçer adalet yürüyüşü
 
İşte Dinçer'in “AK Parti’nin ‘Adalet Yürüyüşü’ ile imtihanı” başlıklı yazısının tamamı: 
 
28 Şubat’ı en çok yıpratan eylem ne idi, hatırlayan var mı? Üniversite kapısı önünde dökülen gözyaşları mı, hükümeti eleştiren köşe yazıları mı, Meclis’te yapılan siyasi konuşmalar mı, ordu ile iktidar mensuplarına yapılan baskılar mı?
 
Hiç şüphesiz, bunların bir etkisi oldu, ama 28 Şubat’ı en çok yıpratan olay “Başörtüsüne özgürlük için el ele eylemi” olmuştu. Bunu biliyorum, çünkü Başbakanlık Müsteşarlığı görevi yaptığım sırada, göreve getirilmek istenen kamu görevlileri için yapılan güvenlik soruşturmalarında, olumsuz raporların önemli bir kısmında “Başörtüsü için el ele eylemine katılmıştır” gerekçesi kayıtlıydı. Ayrıca eylemi düzenleyen 30 öğrenci 90 yıl hapis istemiyle DGM’de yargılandı.
 
Basit bir eylemdi, 11 Ekim 1998’de başörtüsüne destek veren insanlar evlerinin önüne çıkıp el ele tutuşarak Edirne’den Ardahan’a uzanan bir zincir oluşturmuştu. Zincire katılanlar sadece üniversiteden uzaklaştırılan başörtülü kızlar veya irticacı damgası ile kamu görevinden uzaklaştırılanlar değildi. Adalet, demokrasi ve eğitim hakkı isteyen herkesin katılımıyla büyük bir sivil itaatsizlik örneği ortaya konulmuştu.
 
Askeri ve sivil bürokrasi içindeki darbe taraftarlarının uygulamaya koyduğu 28 Şubat’a sivil iktidar sahip çıkmış ve bu tür eylemleri de “irticacıların devlete karşı başkaldırısı” olarak yorumlamıştı.
 
Resmi kayıtlara göre, 28 Şubat’ın psikolojik harp taktiğini uygulayan kurmayları, bazı bölgelerde polis zoruyla zincir oluşturulması engellendiği için, kendilerini başarılı ve mutlu saymıştı. Acaba bu basit eylem niçin bu kadar etkili oldu? Devletin ve toplumun hafızasında niçin güçlü bir yer edindi?
 
Bu sorunun cevabını size bırakıyorum, çünkü bugünkü konum Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”.
 
ADALET YÜRÜYÜŞÜ
 
Tuhaf bir şekilde bugün roller ters dönmüş durumda: O gün darbe yanında durarak “insan hak ve özgürlüklerini” ihlal eden parti “Adalet” diye yürüyor; o günün “Demokrasi” diyerek yürüyen mağdurları ise devletten ve “güvenlikten” yana duruyor.
 
CHP Anayasa referandumu ve yürüyüş eylemi süreçlerinde olumlu bir muhalefet tarzı izledi. Ancak bu yeni duruma bakarak CHP’nin değiştiğine karar vermek zor. Çünkü CHP’nin genetik kodları ve bugünkü kadroların yetişme tarzı özgürlükçü ve demokratik değil. Bir iki tutumla da yıllara sari müzmin hastalığını kolayca atacağı düşünülmemeli.
 
Başka bir ifadeyle, CHP’nin adalet, demokrasi ve insan hakları yanında duruyor olması “yerleşik bir davranış mı?”; bunu zaman gösterecek.
 
Ancak yine de CHP’nin, bir milletvekilinin ve yakın gördüğü bazı gazetecilerin tutuklanması nedeniyle kendini mağdur hissetmesi ve muhalefet partisi olarak kamudan haksız ihraçlar, uzun süren gözaltılar ve iddianamelerin gecikmesi gibi nedenlerle “adalet” istemesi anlaşılabilir.
 
SORUNU DAHA FAZLA ADALET ÇÖZER
 
Son iki örnek, AK Parti’ye karşı iyi planlanmış hamleler yapıldığını gösteriyor. Ancak şaşılacak bir şekilde AK Parti muhalefetin bu hamlelerini okumakta zorlanıyor ve eski başarılarını borçlu olduğu alışkanlıkla rakibini hafife alan bir strateji uyguluyor.
 
Ayrıca bu olay karşısında AK Parti’nin tutumu geçmişin mağdur ve mazlumunu hiç yansıtmıyor.
 
AK Parti kadrolarının bütün tecrübesi, niyet okuma karşısında söylemin, devlet gücü karşısında insan hak ve özgürlüklerinin kazandığıdır. Bu tecrübeye rağmen niyet okumak, “Adalet” diyen herkesi teröristlerle ve darbecilerle aynı cepheye itmek, eylemi küçümsemek ve itibarsızlaştırmaya çalışmak nasıl yorumlanmalı?
 
Üstelik özellikle kendi kadrosunun neredeyse hepsinin yargıyla olumsuz hatırası, bürokrasi karşısında uğradığı haksızlık varken, FETÖ davalarında masumların korunmasına hiç özen göstermeyen bürokratik muamelelerin hepsinin sorumluluğuna sahip çıkıyor.
 
“Bu yolları teröristler yürüsün diye yapmadık” demek veya Kılıçdaroğlu’nun kalacağı yere tezek dökmek gibi densizlikleri AK Parti adına genelleştirmeyi hiç düşünmesem bile Cumhurbaşkanı’nın, hükümet üyelerinin ve parti sözcülerinin demeçleri, rakibin stratejisine uygun seviyede davranmak yerine, genel bir hafife alma ve suçlama tavrı içinde olunduğunu açıkça ortaya koyuyor.
 
Anlaşılan, AK Parti yöneticileri olayı “kişi” ve “parti” eylemi olarak görüyor ve sadece onlarla sınırlandırıyor. Halbuki, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen ve “adalet” i yönetimin en önemli değeri kabul eden bir partinin takılı kalacağı yer, kişi ve parti seviyesi olamaz. İşlenen “konu” ve işlenme “biçimi” fark edilmelidir.
 
Maalesef Türkiye’de öteden beri adalet ve bürokraside haksızlık ve çıkar hesapları sorunu var. Vesayet yargısının 28 Şubat’taki tutumu hafızalarda hâlâ canlı, cemaat yargısının yaptıklarının sızısı hâlâ hissediliyorken, iktidar yargısı algısını yok etmenin yolu daha fazla adaletten, daha özenli yargılamadan geçer.
 
Unutulmamalı, adalet bütün erdemlerin başıdır. Kınalızade’nin deyişiyle, “Bütün erdemler itidaldir, hepsinin ifratı ve tefriti rezilettir. Sadece adaletin ifratı ve tefriti olmaz, tersi vardır ve o da zulümdür”.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
HSK'dan 3 Yeni Kararname: 110 hakim ve savcı yeni göreve atandı
Sessiz kaldıkça saldırıyor!
Sinan Oğan'ın MHP'den ihracı kesinleşti
Cengiz Ünder resmen AS Roma'da
15 Temmuz’u Avrupa biliyordu
CHP'den AKP'ye tepki: 'Meclis'te 15 temmuz anmasında Kılıçdaroğlu konuşturulmuyor'
Kardeşliğimizi zedelemeyelim
BBP'den Adalet Yürüyüşü mitingi kararı
Başbakan Yardımcısı Canikli: ByLock kullanan vekil ya da bakan yok
Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz yürüyüşüne katılacak
AKP'li Ömer Dinçer'den 'Adalet Yürüyüşü' çıkışı : 28 Şubat dönemindeki roller tersine döndü
MİT TIR'ları sanıklarının avukatı tahliye edildi
Türk gemisine Yunan ateşi
İstanbul'da 5 bin polisle asayiş uygulaması
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Hayati haftaya girildi
Sınır karakolu yakınlarına top mermisi düştü
Kuzey Irak'a hava harekatı
Masada kalmasın
ODTÜ tuvaletlerinde kadın-erkek ayrımı kalktı
 
Siyonist İsrail polisi namaz sonrası cemaatten 13 kişiyi yaraladı
İslam Birliği’ne inanmalıyız
İşgal polisi, Aksa kapısındaki cemaate saldırdı
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa KAYA
Kudüs Ana Gibidir
Hayati OTYAKMAZ
Şu iki adamdan beni kurtar!
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Mustafa İŞCAN
Doğum borçlanmasını kadın bakan çözer mi?
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
İshak BEYAZAY
Ey Kudüs! Kanayan yaram!
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Fitne ve Fesat Yangınları
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Hedefin Yeni Adı: “Camdan Saray”
Zeki CEYHAN
İzi kaybolan silahlar!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Fidanlar!
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
İslam ve Beni İsrail
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Sessizlik ve atalet…
Şakir TARIM
Kudüs ve Filistin’e Adil Düzen ihtiyacı
İsmail KILLIOĞLU
Kör göze sürme çekmek
İbrahim VELİ
Olağanüstü miting olağandışı katılım
Abdülkadir ÖZKAN
Irak’tan sonra Suriye petrolü de paylaşıldı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz