30 Zi'l-ka'de 1438 | 23 Ağustos 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Bir daha 40 yıl gecikmemeli
Tartışmalı bir şekilde görevden ayrılmak zorunda kaldı. “Makama uygun” naif bir veda konuşması yaptı.
02.08.2017 / 09:34
MUHAMMET VEFA ÖZALP / ANKARA
 
Görev yaptığı 7 yıllık süre boyunca “Dinlerarası Diyalog” fitnesine, Ramazan’ın ruhuna aykırı “Ramazan eğlencesi” adı altındaki tuhaflıklara, Müslümanları birbirine düşürme niyetindeki “mezhep savaşı çığırtkanlıklarına”, “İsrail’in zulmüne” ve daha pek çok İslam’a aykırı hususa karşı aldığı tavır ve sergilediği duruşla dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, görevinden ayrılırken de önemli mesajlar verdi. âlim olmanın bürokratlıktan önemli olduğunu; tekfir ve tefrik hastalığının kürsülere yaklaşmaması gerektiğini söyleyen Görmez, “Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır”  sözleriyle de  önemli ve ince bir uyarıda bulundu.
 

“HOCA, ÂLİM OLMA VASFI BÜROKRATLIKTAN ÖNEMLİ”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bürokratik bir kurum olmanın ötesine geçtiğine işaret eden Görmez, milletin dini-manevi hayatına yön veren bir millet kurumuna dönüşmesine çok önem verdiklerinin altını çizdi. Görmez,  “Müftülüklerimizin birer müdürlük makamı olarak algılanmaması, camilerimizin salt birer kamu kurumuna dönüşmemesi için gayret gösterdik. Diyanet İşleri başkanının bir ‘hoca’, ‘âlim’ olma vasfının, bürokratlığından çok daha büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum” dedi.
 

“TEKFİR VE TEFRİK HASTALIĞI KÜRSÜLERE YAKLAŞMAMALI”

Coğrafyamızı kuşatan ayrılıkçı din söylemleri, tekfir, tefrik hastalığı asla mihrap, minber ve kürsülerimize yaklaşmamalıdır. Diyanet İşleri Teşkilatı’nın buna asla izin vermeyeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum. Diyanet, ilmin, hikmetin, marifetin, makuliyetin ve orta yolun güçlü sesi olmaya devam etmelidir. Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır. Ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dinî kurum ve kuruluşlar bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır.
 
Göreve başladığı günden bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı’nı (DİB) hem ülkemizde hem de İslam dünyasında görev ve misyon olarak önemli bir noktaya taşıyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, duygu dolu ve tarihi bir konuşmayla kurum çalışanları ile millete veda etti. Hocaları, Prof. Dr. Mehmed Said Hatiboğlu ve eski DİB Başkanı Lütfi Doğan ile el ele geldiği DİB Konferans Salonu’nda manifesto niteliğinde bir konuşma yapan Görmez, herkese hakkını helal ettiğini söyleyerek, helallik istedi. 
 

BU BİR VEDA DEĞİL

Konuşmasına başlamadan önce ‘bunun bir veda konuşması olmadığına’ dikkat çeken Görmez, dünya hayatında makam ve mevkilerin geçici olduğuna vurgu yaparak, “Dünya hayatı gibi bütün makam ve mevkiler geçicidir. Aslolan geride bıraktığımız salih amellerdir. Hoş sadalardır. Mühim olan hangi makamda, hangi mevkide olursak olalım, yaptığımız işleri ibadet telakki ederek rıza-i Bari’ye uygun hareket etmektir. Bugün görevden ayrılırken aynı sıdk ile aynı gönül huzuru ile emaneti teslim etmenin onurunu ve bahtiyarlığını yaşıyorum. Allah’a sonsuz hamdü senalar olsun” ifadesini kullandı.  Görmez, konuşmasında, helalleşmenin Müslümanlar için hayatın manası olduğunun da altını çizerek, “Bu görevi tevdi ederken üzerimde hakkı olan herkesten hallik diliyorum. Herkese hakkımı helal ediyorum” dedi. 
 

KARINCA MİSALİ HEP O YOLDA OLDUK

Müslüman coğrafyasında milyonlarca insanın katledildiğini ve bir o kadar insanın yerinden yurdundan edildiğini hatırlatan Görmez, “Musul, Kerkük, tanınmaz kentler oldu. Şam-ı şerif, kimyasal silahların masum bedenleri katlettiği ölüm diyarları oldu. İslâm’ın barış beldeleri savaş alanlarına döndü. Canlarını kurtarmak umuduyla denize açılan sayısız masum insan denizin dalgaları arasında Akdeniz’e gömüldü, cansız bedenler sahillere vurdu. Gazze defalarca bombalandı. Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Filistin’de zulüm durmaksızın devam etti. Arakan’da, Mynmar’da insanlık yok edildi. Afrika’da, Somali’de açlık, kıtlık ve sefalet baş gösterdi. İslâm ümmetinin ocaklarına düşen ateşleri söndüremedik. Ancak İbrahim’in ateşini söndürmek için su götüren karınca misali hep o yolda olduk” diye konuştu. 
 

DİB, BÜROKRATİK BİR KURUM OLMANIN ÖTESİNE GEÇTİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bürokratik bir kurum olmanın ötesine geçtiğine işaret eden Görmez, milletin dini-manevi hayatına yön veren bir millet kurumuna dönüşmesine çok önem verdiklerinin altını çizdi. Görmez, veda konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yolda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sadece 80 milyon vatandaşımızın değil, bütün Müslümanların gözbebeği olduğu şuur ve hassasiyetiyle hareket ettik. Müftülüklerimizin birer müdürlük makamı olarak algılanmaması, camilerimizin salt birer kamu kurumuna dönüşmemesi için azami özen ve gayret gösterdik. Diyanet İşleri başkanının bir ‘hoca’, ‘âlim’ olma vasfının, bürokratlığından çok daha büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Bu düşünceyledir ki, yeri geldiğinde mihraba geçen, minber ve kürsüye çıkıp milletimize hitap eden bir imam, bir hatip, bir vaiz olmaya çalıştım.” 
 

CAMİLERİMİZİ MAHALLENİN KALBİ HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan din görevlisinin bir din gönüllüsüne dönüşümü için yoğun gayret sarf ettiklerini ifade eden Görmez, “Başkan yardımcılarım ve teşkilatımızdaki bütün arkadaşlarımızın da bu konuda bizimle birlikte ciddi bir gayret gösterdiklerine kefil ve şahit olduğumu da ifade etmek isterim. Onların da son derece samimi gayretleri sayesinde, camilerimizi sosyal hayatın merkezi, mahallenin kalbi haline getirme çabamızda önemli bir mesafe aldığımızı müjdelemek istiyorum” dedi. Görmez, Kur’an kurslarının Nazm-ı Celil’i öğrenmenin ötesinde mana, hikmet ve ahlakının öğretildiği mekânlara dönüştürdüğünü vurgulayarak, elifi öğretirken elif gibi doğru olmanın öğretildiği yerler olması için çalıştıklarını aktardı.
 

“DİYANET SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİLDİR” DEMİŞTİK

 “Bundan sonra Diyanet, sadece Türkiye’nin Diyanet’i olmayacak” diyerek göreve başladıklarının altını çizen Görmez, bugün Diyanet’in 113 ülkede faaliyet yürütecek seviyeye ulaştığını vurgulayarak, “Elhamdülillah, bugün Diyanet, Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Pasifik kıyılarından Sibirya içlerine, Afrika’dan Amerika’ya kadar faaliyet yürütüyor. Bu vazife esnasında beni en çok bahtiyar kılan şey, kayıp kıtalarda kaybettiğimiz kardeşlikleri yeniden bulmak olmuştur. Ezanın ilk okunduğu Kamçatka’dan Haiti’ye, Doğu Türkistan’dan New Kaledonya’ya, Altay Türklerinden Kübalı Müslümanlara kadar her birine ulaşmış olmak, kaybettiğimiz kardeşlikleri yeniden inşa etmek Allah’ın en büyük lüftu olmuştur” ifadesini kullandı.
 

GÖRMEZ’DEN İSLAM DÜNYASINA SON UYARILAR

Veda konuşmasında son uyarılarda da bulunan Görmez, “Bu ülkenin bir evladı olarak bazı korku ve endişelerimi sizinle paylaşmak istiyorum” diyerek, şu hususlara dikkat çekti: “Coğrafyamızı kuşatan ayrılıkçı din söylemleri, tekfir, tefrik hastalığı asla mihrap, minber ve kürsülerimize yaklaşmamalıdır. Diyanet İşleri Teşkilatı’nın buna asla izin vermeyeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum. Diyanet, ilmin, hikmetin, marifetin, makuliyetin ve orta yolun güçlü sesi olmaya devam etmelidir. Diyanet, tarih boyunca medeniyetler kuran ana yoldan, sevad-ı azamdan, ehl-i sünnetten sapmadan, başta Alevî vatandaşlarımız olmak üzere aynı vatanı, aynı toprağı, aynı havayı paylaştığımız farklı inanç mensubu kardeşlerimizi daima kucaklayarak yoluna devam etmelidir. Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır. Ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dinî kurum ve kuruluşlar bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır. Diyanet, imam-hatip liseleri ve ilahiyat fakültelerimizle birlikte Türkiye’mizin dini istikrarının, din emniyetinin teminatı olduğunun farkında olmalıdır.”
 

 ZEHİRLİ AKIMLARA KARŞI DURDUK

Görmez, gerek ülkemizde ve gerekse yurt dışında yürüttükleri çalışmalar ile doğruyu ortaya koymanın yanı sıra yanlış ile mücadele ettiklerini de belirterek, “İslam ile hiçbir ilgisi olmayan başta FETÖ ve DAİŞ olmak üzere İslam dünyasında ortaya çıkan ancak İslam ile bir ilgisi asla bulunmayan zehirli, zararlı akımlara karşı durduğumuz gibi, dünya barışını tehdit eden İslamofobi belasına karşı da samimiyetle mücadele ettik. Yeni Diyanet’in bundan sonraki en büyük vazifesi da bu mücadelenin devamı olacaktır. Başkanlığımızın ve din gönüllülerimizin sadece 15 Temmuz gecesinde milletimizin hukukuna ve istikbaline yönelik hain saldırı karşısında aldığı inisiyatif dahi bu şerefli teşkilatın boynunda her mensubumuzun hissedeceği bir iftihar madalyasıdır. Ancak Batı idrakini istila eden İslamofobik nefreti rahmete dönüştürmek, yeni Diyanet’in en büyük vazifesi olacaktır” açıklamasını yaptı.
 

KELEŞ: DİB, AYNI ŞEKİLDE YOLUNA DEVAM EDECEK

Prof. Dr. Mehmet Görmez’in gönül salahiyeti ile görevi devrettiğini ve ‘dostum’ olarak hitap ettiği Din İşleri Yüksek Kurul Başkanı Dr. Ekrem Keleş ise üstlendiği sorumluluğun farkında olarak Görmez’in ortaya koyduğu misyon çerçevesinde kurumu ileriye taşıma gayretinde olacağını söyledi. Keleş, 14 yıllık görev sürecinde Görmez’in çalışma tarzıyla örnek olduğunun altını çizerek, teşkilat olarak kendisine minnettar olduklarını ifade etti. Görmez, çalışmaları ile ümmete ümit oldu, ümit aşıladı” diye konuştu.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
İstanbul için gök gürültülü sağanak yağış uyarısı
Emniyet'ten hız limiti açıklaması
Kütahya'da halk ayaklandı: Terör örgütü sempatizanlarının evini bastılar
Bayram tatil olmasın
Meteoroloji uyarmıştı: İstanbul'da sağanak yağış başladı
Sapkınlığa sponsor
Yemen'de 120 sığınmacı denize atıldı: 51 kişi boğuldu
Hak yolunda bir ömür
Bir daha 40 yıl gecikmemeli
Akdeniz'de 5,1 büyüklüğünde deprem
İşte İstanbul
"2012 model Mercedes bizi bıraktı, yenisi lazımdı"
Aksa Cuma’ya hasret
Memur-Sen, “Büyük Kudüs Mitingi”ne katılacak
Katıkları üç hurma...
İsrail’e karşı bir olmalıyız
Kolera salgınında ağır bilanço
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Trafikteki araç sayısı arttı
Fransız-Alman buğdayı ile ekmek yaparız
 
Temel Karamollaoğlu: Erken seçime hazırız
Sancar Paşa’ya vefasızlık
Amerika'ya ait insansız hava aracı Adana'ya düştü
Emre Belözoğlu, Milli Takım'a geri dönüyor mu?
Dursun Özbek'ten Arda Turan ve Selçuk İnan açıklaması
ABD'den Kuzey Kore'ye: Çok hızlı bir şekilde savaşa dönüşür
Resmen alay ediyor!
Sanayi hamleleri devrim niteliğindeydi
Emniyet Genel Müdürlüğü: Bülent Tezcan bize sorsaydı bilgi verirdik
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kulluğunu bilmeyen hüsrandadır
Hayati OTYAKMAZ
VATAN TÜRKÜSÜ (ŞİİR)
Mustafa KAYA
Suriye’de Dönüş Mümkün mü?
İshak BEYAZAY
H.A.A.R.P Projesi ve GDO’lu tohum-2
Feyzullah AYDOĞAN
Öğretmen atamalarında hakkaniyet ve liyakat yerine siyaset iddiası
Ekrem ŞAMA
Tarihten bir gaflet rekoru
Mustafa İŞCAN
Yeni aylıklar istediğiniz banka ve PTT’ye gönderilecek
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Gerçekleri Gizlemek Suçtur
Ali Haydar HAKSAL
Siyaset Düşünce Üretmiyor Tüketiyor
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Mattis Ziyareti Öncesi ABD Yalanları ve Aba Altındaki Sopa!
Zeki CEYHAN
Yurtta Tesadüf Konseyi!
Mevlüt ÖZCAN
Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz mi?
Mahmut TOPTAŞ
Hammalet’ El-Hatab
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
Prof. Dr. Burhanettin Can
FETÖ ile Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar-2:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
16. kuruluş yılında Ak Parti
Mustafa YILDIRIM
Öğrencilere sahip çıkamayacak mıyız?
Burak KILLIOĞLU
Yorgun…
Şakir TARIM
İstanbul’un akıbetini düşünen yok mu?
İsmail KILLIOĞLU
Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
İbrahim VELİ
Atalet Ve Kalkışma
Abdülkadir ÖZKAN
Memuru enflasyona ezdirmemek!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz