2 Zi'l-ka'de 1435 | 28 Ağustos 2014
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar GÜNDEM CB SEÇİMLERİ SİYASET SOMA FACİASI EKONOMİ SPOR DÜNYA AİLE & SAĞLIK EĞİTİM
MAKALELER
Ne beklenir kadından?
12/09/2013 - 11:56
Nurettin YILDIZ

Erkeklerin kadınlardan ne beklediklerini merak etmemiz gerekmez. Erkek de kadın gibi bir kuldur. Kul, kuldan bir şey bekleyemez. Beklerse o, muhakkak bekleyenin menfaatini yansıtacaktır. Erkeğin beklentisi, erkeğe hizmet eden kadındır. Kadının beklentisi de, kadına hizmet eden erkek olur büyük oranda. İkisi de kul olduğuna göre, erkek de kadın da, kulluğunu yerine getirmekle sınırlı bir anlayışa sahip olmalıdır ki, kulların birbirleri üzerinden beklenti seviyesini aşmış olalım. Erkek kadını koruyup kollarken, Allah’ın emri gereği bunu yapmalıdır. Kadın da erkeğinin gönlünü hoş tutarken, nikâh akdi ile bağlandığı bir insanın ekmeğini yemekten kaynaklanan zorunluluğun sonucu olan itaati yapmamalıdır. Bu, kadın adına bir kayıptır. Erkeğinin gönlünü hoş tutarken, onu ve erkeğini yaratan Allah’tan karşılığını bulacağı bir iş yaptığına iman etmelidir. Böyle bir iş, ibadet düzeyinde görülebilecek iştir. Böyle bir kadın için ‘mücahide’ vasfını kullanmakta tereddüt etmeyiz.

Böylece kadından beklenenin, Allah Teâlâ’nın kulları için kurduğu düzenin içindeki rolünü oynamak olduğunu belirlemiş oluruz. Bu rol, çocuk doğurmak, erkeğin gönlünü hoş etmek, çamaşır yıkamak, yemek yapmak şeklinde tezahür eden işlerden oluşmuş olsa bile kulluk kavramı ile anlatılabilecek işlerden oluşur. Bu sayede kadının, bedenini örttüğü kıyafeti, bizim dilimizde ‘tesettür, giyinme, kıyafet’ gibi kelimelerle anlatılır olsa da, Allah’ın dininde kendi çapında bir cihat olarak kabul edilen işler şeklinde kaydedilir.

Kadın, erkeğinin beklentilerini cevaplarken takındığı tavır hiçbir zaman, Rabbinin ona emirlerini yerine getirirken aynı tavır olmayacaktır. Bu tavır farkı, kadın için de, ondan beklentisi olan erkek için de daha kazançlı olma durumudur. Kadın adına ‘özel cihat’ olarak çizdiğimiz çizgi bu çizgidir.

Bugünkü kadının, onca gelişen hak hukukuna rağmen bu noktayı yakalamakta zorlanması üzücüdür. Müslüman kadının, kendisini bir erkek/kadın savaşının içinde bulması, tam anlamıyla bir enerji ve kimlik israfıdır. Kadından beklenenlerle, kadının yoğrulup kaybolduğu dünyası tamamen farklıdır. Bebeklik günlerinden itibaren yetiştirilirken başlayan bu yanlış yönlendirme elbette, kadının fıtratında var olan meyilleri desteklemektedir. Zaten var olan meyillerin üzerine, önceki kadın enerjisini israf eden uygulamalar eklenince karşımıza böyle bir tablo çıkmış oluyor.

Kadının tesettürü nasıl olmalı, şu kıyafet mi yoksa bu kıyafet mi daha dine uygun olurdan önce kadından asıl beklenenin ne olduğunu anlamak zorundayız. Kadının Kur’an hafızı olması da çok şey değiştirmiyor. Hafız ama kendisinden mükemmel bir kulluk olan cihat etmesi beklenen kadın olamıyorsa eksiklik giderilememiş demektir. Ayrıntılardan önce kadının aslını, ondan asıl bekleneni kurallaştıralım. Bu noktada ilk başlanması gereken de kadının kompleksini gidermek olmalıdır. Kadını, onun karşı cinsi olan erkeğe göre değerlendirme yerine Allah’a kul olmaya göre değerlendirebilmeliyiz. Allah’a kul olmada başarılı olmak, erkeğin beklentisinin üstünde bile olmaktır.

Yeni Çizgide İzler

Kadın adına ortaya konan bu yeni çizgiyi, cihat düzeyine taşıyabilmek için kadın dünyasında yeniden ele alınması gereken şu hususları öne çıkarabiliriz:

Kadın ve sabır kavramını, kadının hamileliğin ağırlığına, erkeğinin çekilmezliğine sabrından alıp kulluk uğruna katlanma düzeyine yükseltmeliyiz. İmtihan için bulunulan bu dünyada, Allah Teâlâ’nın her şeyi bilip yarattığı gerçeğinin tabii sonucu olarak kadın, Rabbinden beklemeli, Rabbi için sabretmelidir. Onun sabrı, bir çaresizlik sonucu bekleme değil ödülü hak etme şartı olarak bekleme sabrı olmalıdır. Bu çizgideki sabır da, kadın dünyasının binlerce yıllık birikiminin etkisinden kurtulmakla başlamalıdır. Kadından kadına aktarılarak taşınan felsefeden kurtulmak, kadın adına hürriyettir. Çünkü kadını esir eden en ağır zincir, kadın dünyasının peşin kanaatleridir. Bu kanaatler, erkeklerin aleyhine oluşturulmuş kimi doğru kimi yanlış var sayımlardan bedensel zafiyetlerin doğurduğu basit tesellilere kadar pek çok alanda kendini gösterir. Sonra da evliliğe ve çocuk doğurup büyütmeye bakış, bu asrın maddeci bakışından arındırılıp cennetlerde aslı yaşanacak olan evlilikler seviyesine yükseltilmelidir. Çocuğuna sarılırken bir anne, doğurduğu yavrusuna sarılma sıradanlığından cennetine sebep olacak umuduna sarılma yüksekliğine terfi etmelidir. Biz bunun adına, kuldan beklemek yerine kulu Yaratan’dan bekleme, kula veya kendine sığınma yerine her şeyin Yaratıcısına sığınma diyebiliriz.

Kadın ve zaman ayarları yeniden yapılmalıdır. Eşine hizmeti, bebeğine bağlılığı, ev işlerinin yoğunluğu veya başka bir neden kadının, sayılı saatlerini hesabını veremeyeceği şekilde israf nedeni yapmamalıdır. Kadın, kadınla bir araya gelince birbirlerinin işini biraz daha hafifletiyor olmaları gerektiği hâlde bilinen tam aksidir. Kadının hayatını, değersiz sözler ve anlamsız işler etrafında helak eden tutum hiç şüphesiz bir eğitim sorunudur. Kadına hayatın asıl maksadını yanlış anlatma hatasının sonucudur bu. Kadın, mücevherlerinden çok dakikalarını hesaplayabildiği zaman önemli bir mesafeyi kat etmiş olacaktır Allah’ın izni ile. Müslüman kadınlar, çocuklarının üzerindeki titizliklerini vakit üzerinde gösterebilirlerse, kadınlar arasından Ebu Hanifeler, Selahaddinler çok rahatlıkla çıkacaktır. Zaten kadın, eylem olarak cihadın ortasındadır.

Kadın, insan üzerinden hakkı tanıma ve öğrenmeyi bırakmalıdır. Hakkı insana ölçme yerine insanı hakka ölçmesi kadının da kurtuluşudur, kadının elinden kurtuluş bekleyen toplumun da kurtuluşudur. Din adına veya siyasi bir maksat etrafında ortaya çıkan şahsiyetlerin alt yapısını kadın kitlelerinin oluşturduğuna dikkat edilirse ne demek istendiği daha iyi anlaşılacaktır. Her hâlde, siyaset ve ekonomi başta olmak üzere pek çok alanda kadın üzerinden planların yapılması, kadına ayarlı bir dünyada yaşıyor olmamız bu mantığa dayanmaktadır. Kadın, duygusal olabilir. Bu tabii bir neticedir. Tabii olmayan o duygusallığın kontrol dışı tutulmasıdır.

Sorunumuz, kadının eğlenmesi, neşelenmesi, dostları ile bir arada olması üzerine kurulu değildir. Bunlar olsun, olması da gereklidir. Kadın mesela düğününde neşelensin, güzel giyinsin, eşine karşı nazlansın, ziynet eşyası kullansın, eşinden özel ev istesin. Bunların hiç biri tek başına veya tamamı bir arada kadın adına ayıp ya da günah değildir. Kadının bütün gayesi ve yegâne gündemi bunlardan oluştuğu zaman, meleklerle arasındaki mesafeyi büyütmektedir.

Bunlar cihada mani değil, kadının mücahide olmasına engel değildir. Bunların varlığına, kadının kadınımsı kimliğine rağmen kadın mücahidedir.

511
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
09/01/2014 - 12:19 İslâm’ın köşesi
19/09/2013 - 07:51 Mücahidenin Kimliği
12/09/2013 - 11:56 Ne beklenir kadından?
20/06/2013 - 11:29 Erkek Kadın Gibi Değildir
06/06/2013 - 10:59 Kur’an karakterli kadın
09/05/2013 - 09:49 Tesettürün akıbeti
02/05/2013 - 11:18 Kadınların müstakil evleri
11/04/2013 - 09:53 Dünyanın gerçek yüzü
04/04/2013 - 10:52 Allah dünyayı neden sevmiyor?
28/03/2013 - 10:01 Allah buyurdu ki
21/03/2013 - 11:59 İmtihanlarımızın Aşamaları
14/03/2013 - 11:07 Aile Anlayışımıza Işık Tutan Bir Ayet
07/03/2013 - 15:23 Evlerimiz için Kur’an’dan ayet okumak
28/02/2013 - 14:33 Kadının iman dünyası
14/02/2013 - 09:42 Sondan önceki tehlikeler
07/02/2013 - 10:32 Aç kurtların sofrasında din
31/01/2013 - 11:17 Şirkin başını ezen Bedir
24/01/2013 - 10:23 İbadetten de Tuzak Olur
17/01/2013 - 13:44 Haklar dosyası
03/01/2013 - 11:05 Kuranı anlamak
27/12/2012 - 09:57 Hangimizin ameli daha iyi olacak?
20/12/2012 - 10:04 İslâm Müslümanlara emanettir
13/12/2012 - 09:55 Bütün zamanların iç sorunu
06/12/2012 - 09:33 İman iddiamızın içi
29/11/2012 - 10:26 Şu Âyetler ne diyor?
15/11/2012 - 08:55 'Allahuekber' doğarken ilk şart
08/11/2012 - 08:06 Söz veren Allah'tır
01/11/2012 - 08:27 Önümüzde gördüklerimiz
25/10/2012 - 10:58 Tarihi okumak
18/10/2012 - 11:01 Hikmeti görebilmek
11/10/2012 - 10:15 Yolumuz Açıktır
27/09/2012 - 11:01 Bugün için gerçekler
20/09/2012 - 09:27 Tarihten Daha Derin
13/09/2012 - 10:17 Ne muhteşem bir duyuru Allahuekber!
06/09/2012 - 10:32 Ümmet Kimliğimizin Gereği
30/08/2012 - 02:24 Yatak Odası Kültürü
 
İsrailli bakanlardan Gazze itirafı: Acı bir tat bıraktı
Kayıp gençlerin izi martılarla sürülecek
El-Halil direnişin zaferini kutluyor!
Camilere 25 yılda 250 saldırı
'Erdoğan anayasayı bilerek çiğnedi'
O ülke Irak'a uçak gönderiyor
Abdullah Gül Ankara'dan terkediyor
28 Ağustos Alman basınından özetler
28 Ağustos İngiltere basın özeti
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa GEÇER
BU DÜZENİN ÜRETTİĞİ İNSAN YAPISI
Atilla MEHDİGİL
SORU: 'BOP EŞ BAŞKANLIĞI NE OLACAK?'
Ekrem ŞAMA
ÇANAKKALE'Yİ GEÇİYORLAR!
Feyzullah AYDOĞAN
ÖTEKİ TÜRKİYE
Ahmet Süreyya DURNA
GRİ MÜSLÜMANLIK
Mustafa BİLGEN
İSLÂM’DA SİYASET-5
İshak BEYAZAY
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ MÜ, ÜSTÜNLERİN HUKUKU MU?
Mustafa KAYA
ÖLÜ OZAN ROBIN WILLIAMS ÖLDÜ
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Efendiler Biraz Dinlenin Sakinleşin
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yalan ve Aldatmaya Dayalı Bir Psikolojik Savaş Makinesi Olan “Kudurmuş Köpek” İsrail....
Mahmut TOPTAŞ
Hırs canavarlarından sakının
Ali Haydar HAKSAL
Siyasal liberalizmde radikalleşme
Mustafa ÖZCAN
Ali Abdurrazık’ın çocukları!
Mevlüt ÖZCAN
Kur’an nazarında insan
Reşat Nuri EROL
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (5)
Zeki CEYHAN
Ekmekçi!
Nedim ODABAŞ
Algıları değiştirmek
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Kafkas İslam Ordusu”nun Dönüşü
Uğur CİVELEK
Kılavuzu karga olanlar çok dikkatli olmalı!..
Abdülkadir ÖZKAN
Şehitlerin kanı, yetimlerin gözyaşı zalimleri boğacaktır
Şakir TARIM
Düpedüz Soykırım Bu!
Prof.Dr.Ata ATUN
Tarihin Tekrarı
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar GÜNDEM CB SEÇİMLERİ SİYASET SOMA FACİASI EKONOMİ SPOR DÜNYA AİLE & SAĞLIK EĞİTİM
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz